Tuval üzerine akrilik boya
70x90x2 cm
Sanatçı, fırçanın medeniyetini bir kenara bırakarak kendi varlığını doğrudan elleriyle tuvale işlemiştir. Kendi otoportresini soyutlayarak evrensel bir insan deneyimini ortaya koyuyor. Üç yüzün iç içe geçmişliği, hem bireyin iç bölünmesini hem de kolektif bilinçaltının bir yansımasını barındırıyor. Fırçasız, tensel bir uygulama ile elde edilen bu doku, eseri bir resimden çok fiziksel bir ritüelin kalıntısı haline getiriyor. Renklerin bu cüretkar dansı, tek bir 'Ben'in sınırlarını aşarak, insan olmanın karmaşık ve çoğul doğasına dair sessiz bir ağıt veya zafer çığlığıdır.
Sanatçı, fırçanın medeniyetini bir kenara bırakarak kendi varlığını doğrudan elleriyle tuvale işlemiştir. Kendi otoportresini soyutlayarak evrensel bir insan deneyimini ortaya koyuyor. Üç yüzün iç içe geçmişliği, hem bireyin iç bölünmesini hem de kolektif bilinçaltının bir yansımasını barındırıyor. Fırçasız, tensel bir uygulama ile elde edilen bu doku, eseri bir resimden çok fiziksel bir ritüelin kalıntısı haline getiriyor. Renklerin bu cüretkar dansı, tek bir 'Ben'in sınırlarını aşarak, insan olmanın karmaşık ve çoğul doğasına dair sessiz bir ağıt veya zafer çığlığıdır.
Gamze Gezer Yener
Türkiye
Gamze Gezer, kimliği sabit bir durumdan ziyade sürekli dönüşen ve değişen bir süreç olarak ele alan çağdaş bir ressamdır. Sembolik figürler, hibrit karakterler ve dönüşüm temelli görsel anlatılar aracılığıyla bireyin içsel dünyası ile dışarıya sunduğu persona arasındaki gerilimi araştırır.
Sanatçının eserleri çoğu zaman tanıdık olan ile hayal edilen arasında konumlanır. Maskeler, parçalanmış bedenler ve dönüşüm hâlindeki formlar; kırılganlık, hafıza, saklı kalan yönler ve değişim gibi kavramları görünür kılan araçlara dönüşür. Gezer, sabit kimlikleri temsil etmekten çok, geçiş anlarına, belirsizliklere ve insan psikolojisinin çok katmanlı yapısına odaklanır.
Akrilik, yağlı boya, suluboya ve deneysel tekniklerle çalışan sanatçı; dışavurumcu boya kullanımı ile sembolik imgeleri bir araya getirerek figüratif ve soyut anlatım arasında hareket eden görsel dünyalar yaratır. Eserleri, izleyiciyi kimliğin çözülüp yeniden şekillendiği, görünür olan ile gizli kalan arasındaki sınırların sürekli değiştiği alanlara davet eder.
Bursa’da yaşayan ve üreten Gezer, dönüşüm, duygusal durumlar ve insan deneyiminin çoklu katmanları üzerine kurduğu kişisel görsel dilini geliştirmeyi sürdürmektedir.